
Yerel tatların, emeğin ve değerlerin korunması için başlayan Slow Food hareketinin en önemli buluşması olan
Toprak Ana (Terra Madre) İtalya'nın Torino kentinde gerçekleştirildi. Organizasyona Türkiye'den de katılanlar vardı. Katılımcılar arasında yeralan Cem Birder izlenimlerini şöyle aktarıyor:
Bu yılki Terra Madre ve Salone del Gusto organizasyonları 23-27 Ekim 2008 tarihleri arasında İtalya'nın Torino kentinde düzenlendi.Tüm dünyadan 7000 civarında insan, başkan Carlo Petrini'nin açılış konuşmasıyla, "iyi, temiz, adil" esaslarında üçüncü kez düzenlenen Terra Madre organizasyonunda yeniden buluştular. Çiftçiler, akademisyenler, aktivistler, gıda uzmanları ve aşçılar küresel bir buluşmada, yaşanan tüm krizlerin ötesinde, Torino'ya getirdikleri yerel ürünlerini, fikirlerini ve müziklerini sımsıcak duygularıyla paylaştılar. Katılımcı 140'ı aşkın ülke bayraklarının salona taşınması herkesi etkileyen sahnelerden biriydi. Ürettiği karakovan balıyla 2000 yılında Türkiye'ye büyük ödül kazandıran merhum Veli Gülas'ın oğlu Behçet Gülas ülkemiz adına ay yıldızlı bayrağımızı taşıdı. Toplantılara damgasını vuran kişilerden biri, Slow Food başkan yardımcılarından Vandana Shiva oldu. Küresel iklim değişikliği, vahşi ekonomi ve küresel kriz üzerine cesur ve devrimsel nitelik içeren söylemleri tüm katıldığı toplantılarda dakikalarca alkışlandı. Vandana Shiva'ya ait ses kayıtları önümüzdeki günlerde siteye eklenecektir. ABD'den Monument Mountain Bölgesel Lisesi öğrencisi Sam Levin açılış toplantısında, gençliğin endişelerini ve umudunu taşıyan oldukça heyecan verici gerçekçi bir içerik sundu herkese. İlk kez dünyadan 28 grup ve Behçet Gülas'ın tulumu ile arasında yer aldığı 216 müzisyen 5 gün boyunca performansları ile tüm konuklara ortak bir dille seslendiler. Terra Madre demek biraz da Presedia (kaybolan tatlar, kaybolan çeşitler) demek... Gelenekselliğin kültürel zenginliğinde sunulan ürünler dünyanın en leziz örneklemelerini bir araya getiriyordu. Bu yıl Presedia bölümünde ülkemiz adına kimse yoktu. Acaba giriş bölümünde yer alan ve başbakanlık tarafından gönderilen fındıklar, (sessizce) Karadeniz'li üreticilerimizi mi temsil ediyordu? Toprak Ana buluşmasına Tuba Kılıç temsilciliğinde katılan Doğa Derneği ise şunları aktarıyor: "Toprak Ana, çiftçilerden akademisyenlere, ahçılardan öğrencilere farklı ilgi gruplarını bir araya getirdi. Üç odağı olan Toprak Ana buluşmasında ilk olarak biyoçeşitliliği destekleyen yerel ürünler, üreticileri tarafından tanıtılıyor. Aynı zamanda dünyanın farklı bölgelerinde benzer üretim yapan üreticiler bir araya geliyor. Bir yandan da gençleri bu çalışmalara dahil etmek için ciddi bir hareket başlatılıyor.Doğa Derneği de Önemli Doğa Alanları içinde biyoçeşitliliği destekleyen yerel ürünler için başladığı yeni çalışmasıyla bu buluşmaya katıldı. Endemik yaban canlılarından endemik yerel ürünlere ve özel üretimlere kurulan bu bağ ile doğa ve kültürün birlikte korunması hedefleniyor.
Kaynak : NTV